Doğa belgesellerinde göç denildiğinde akla ilk olarak kıtalar arası mekik dokuyan göçmen kuşlar ya da devasa okyanusları aşan balinalar gelir. Canlılar; yiyecek bulmak, uygun iklim şartlarına ulaşmak veya üremek adına binlerce kilometrelik mesafeleri kat eder. Ancak vahşi yaşamın her noktasında bu tarz epik ve uzun yolculuklar yaşanmaz. Bazen göç hareketleri makro ölçekten çıkıp mikroskobik boyutlara kadar gerileyebiliyor.
Kıtalar arası yolculukların aksine, adeta kısa bir pazar yürüyüşü hafifliğinde geçen ve sadece 300 metrelik bir çabayla tamamlanan dikey göçler, doğanın şaşırtıcı esnekliğini gözler önüne seriyor. Zooloji dünyasını hayrete düşüren en kısa göç rekorunun sahibi, dağ ormanlarında yaşamını sürdüren “esmer orman tavuğu” (Dendragapus obscurus) adlı canlı. Çam, kavak ve göknar ağaçlarıyla kaplı dağlık alanları mesken tutan bu iri yapılı ve tıknaz kuş türü, muazzam bir görsel farklılığa sahip. Erkekleri, gözlerinin üzerindeki kırmızı ibikleri ve boyunlarındaki mor hava keseleriyle oldukça havalı bir görünüm sergiliyor.
2004 yılına kadar başka bir türün alt familyası sanılan bu canlılar, yapılan DNA analizleri sonucunda tamamen bağımsız bir tür olarak tescillendi. Guinness Rekorlar Kitabı’na da adını yazdıran bu kuş, kış aylarını yüksek dağlardaki çam ormanlarının zirvesinde geçirir. Bahar geldiğinde ise ağaçların taze yapraklarından ve yeni filizlenen tohumlardan beslenmek amacıyla dağın eteklerindeki yaprak döken ormanlara doğru dikey bir inişe geçer. Bu dikey göçün toplam mesafesi ise sadece 300 metre.
Durmaksızın 11 gün havada kalanlar
Doğanın bir ucunda bu kadar kısa bir yürüyüş yaşanırken, diğer ucunda ise sınırları zorlayan inanılmaz bir dayanıklılık savaşı söz konusu. Dünyanın en uzun göç rekorunu elinde tutan kutup sumrusu, Kuzey Kutbu’ndaki üreme alanlarından çıkıp Güney Kutbu’na uçar ve ardından tekrar geri döner. Bu gidiş-dönüş yolculuğu tam 80 bin 467 kilometrelik akılalmaz bir mesafeye ulaşır.
Tabii ki bu devasa yolculuk beslenmek ve dinlenmek için verilen molalarla tamamlanıyor. Hiç durmadan, tek bir mola bile vermeden uçma rekoru ise kıyı çulluğuna ait. Sırtına uydu vericisi takılan genç bir kıyı çulluğu, Alaska’dan havalanıp Tazmanya’ya kadar tam 13 bin 560 kilometrelik mesafeyi hiç durmaksızın kat etti. Bu muazzam yolculuk tam 11 gün bir saat sürdü; kuş bu süre zarfında ne yemek yedi ne de dinlendi.
Göç hareketleri sadece gökyüzüyle ya da dağ yamaçlarıyla da sınırlı değil. Okyanusların derinliklerinde, boyları sadece 1-2 milimetre olan “kopepod” adlı minik canlılar her gün dünyanın en kalabalık göç hareketine imza atıyor. Bu mikroskobik organizmalar, her gece beslenmek için okyanusun karanlık diplerinden yüzeye doğru dikey bir yolculuğa çıkar ve gün ağarırken tekrar derinliklere kaçar. Sayıları katrilyonları bulan bu minik canlıların yaptığı günlük sefer, Dünya üzerindeki en kitlesel ve en büyük göç hareketi olarak kabul ediliyor.
