Siber casusluk ve algı operasyonları, yapay zeka sistemlerinin gelişmesiyle birlikte akılalmaz bir boyuta ulaştı. Teknoloji dünyasının merkezindeki OpenAI, Amerikan veri merkezlerini ve dijital altyapısını yıpratmayı amaçlayan Çin merkezli büyük bir siber algı operasyonunu ortaya çıkardı.
Güvenlik ekiplerinin yayımladığı son rapora göre, manipülasyon amacıyla açılan çok sayıda ChatGPT hesabı kalıcı olarak sistemden uzaklaştırıldı. Bu gizli operasyonu çarpıcı kılan unsur ise saldırganların Amerikan halkını kışkırtmak için yine Amerika’nın ürettiği yapay zeka modellerini arkalarına almasıydı.
Pekin yönetiminin desteğiyle sisteme sızan siber aktörler, iki farklı strateji üzerinden hareket etti. OpenAI uzmanlarının “Veri Merkezi Kervanı” (Data Center Bandwagon) adıyla tanımladığı ilk grup, doğrudan Amerikan toplumunun geçim dertlerini ve ekonomik hassasiyetlerini kaşımayı denedi. Bu sahte hesaplar vasıtasıyla, ülkedeki yeni veri merkezlerinin aşırı elektrik tükettiği ve bu durumun sıradan vatandaşların elektrik faturalarını fahiş seviyelere çıkaracağı tezi işlendi. Binlerce üretilmiş içerik sosyal medyaya pompalanırken, Çin hükümetine muhalif duruşuyla bilinen “Öğretmen Li” (Li Ying) gibi popüler figürler de organize karalama kampanyalarının hedefi haline geldi.
Diğer siber ağ ise gözünü tamamen küresel teknoloji rekabetine ve gümrük vergisi gerilimlerine çevirdi. X platformunda konuşlanan bu hayalet hesaplar, Washington yönetiminin dünya üzerinde dijital bir diktatörlük kurma niyetinde olduğunu iddia eden İngilizce ve Çince metinler yayımladı. Mesajların kitlesel olarak yayılması için manipülatif görseller ve karikatürler de devreye sokuldu.
Kamuoyunun hassas noktası ve etki analizi
Yapay zeka altyapıları, yüksek enerji ihtiyaçları sebebiyle ABD kamuoyunda zaten bir süredir tartışma konusu. Güncel araştırmalar, Amerikalıların yaşam alanlarının yakınına veri merkezi kurulmasındansa nükleer santral kurulmasını daha kabul edilebilir bulduğunu net şekilde gösteriyor. Çinli siber korsanlar tam olarak bu toplumsal endişeden beslendi. Yerel basındaki gerçek haberleri ChatGPT yardımıyla manipüle eden saldırganlar, gerçek bağlantılar kullanarak içeriklerine inandırıcılık katmaya çalıştı. Şirketlerin resmi tanıtım görsellerini montajlayarak, “Halkın bütçesiyle yapay zeka fonlanıyor” algısını yaymayı amaçladılar.
Neyse ki OpenAI uzmanlarının erken müdahalesi, bu büyük dijital taarruzun sosyal medyada karşılık bulmasını engellemiş durumda. Kampanya adeta sessiz sedasız söndü. Küresel dezenformasyon ölçümlerine göre bu saldırı, en alt kademe olan “Birinci Kategori” seviyesinde kaldı. Paylaşımlar hiçbir platformda organik bir etkileşim dalgası yaratamadı ve siber aktörler boşa kürek çekmiş oldu.
Operasyonun başarısız kalması, siber tehdidin stratejik önemini kesinlikle azaltmıyor. İncelemeler neticesinde, “Veri Merkezi Kervanı” projesindeki bazı hesapların doğrudan Çin hükümetine çalışan bir taşeron firmaya ait olduğu belirlendi. Bu gelişme, Çin kaynaklı siber yapıların doğrudan yapay zeka altyapı tesislerini hedef aldığı ilk eylem olarak kayıtlara geçti.
Aslında bu durum, platformun suistimal edildiği ilk olay değil. Hatırlanacağı üzere 2026 yılının başlarında da Çin kolluk kuvvetleriyle bağı olan bir hesap, Japonya Başbakanı’nı hedef alan gizli bir algı operasyonu yürütürken ChatGPT güvenlik bariyerlerine takılmıştı. Yaşanan son kriz toplumsal bir kaosa yol açmasa da yapay zekanın küresel güç savaşlarında ne denli tehlikeli bir çift taraflı silaha dönüşebileceğini bir kez daha kanıtladı.





