Küresel ısınma dalgası, insanlığı tarihin en kritik dönemeçlerinden birine sürüklüyor. Uluslararası analiz kuruluşu Climate Analytics tarafından hazırlanan yeni rapor ise, küresel ısınmayı yüzyılın sonuna kadar 1,5 derece sınırında tutabilmek için acil bir eylem planı sunuyor.
Uzmanlar; kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımının 2035 yılına kadar yarı yarıya azaltılması gerektiği konusunda net uyarılarda bulundu. Eğer bu hedefler ıskalanırsa, dünya genelinde geri dönüşü olmayan bir iklim kaosu kaçınılmaz bir gerçek haline gelecek.
Atmosfere salınan yıllık karbondioksit miktarı 56,8 milyar tona ulaşıp tarihi bir zirve yaparken, atmosferdeki yoğunluk da milyonda 425,6 seviyesine çıkarak insanlık tarihinin en yüksek noktasına ulaştı. 70 bilim insanının katkısıyla hazırlanan iklim göstergeleri raporu, insan faaliyetlerinin gezegeni doğal süreçlerin katbekat üzerinde bir hızla ısıttığını kanıtlıyor. Atmosfere salınan sera gazlarının fazlalığı yüzünden ısı içeri hapsediliyor ve dünya büyük bir belirsizliğe sürükleniyor.
Fosil yakıtlar için kesin bir takvim şart
Gelecek modellemeleri, 1,5 derecelik hayati sınırı korumak için önümüzde çok dar bir zaman aralığı kaldığını gösterdi. Geçtiğimiz yıl tepe noktasını gören fosil yakıt tüketiminin, 2030 yılına kadar yüzde 20, 2035 yılına kadar yüzde 50 oranında düşmesi ve nihayet 2070 yılında tamamen sıfırlanması şart. Bu takvime göre kömürün 2050, doğal gazın 2060 ve petrolün 2070 yıllarında hayatımızdan tamamen çıkması gerekecek.
Ancak bu hedeflere ulaşabilmek için hükümetlerin ve enerji şirketlerinin yeni petrol ve gaz sahası arama çalışmalarını derhal durdurması büyük öneme sahip. Yeni projelere milyarlarca dolar yatırılması ise, krizi körükleyen en büyük tehdit.
Fosil yakıt kıskacından kurtulmanın en güvenli yolu, küresel enerji sistemlerinin hızla elektrikle çalışır hale gelmesinden geçiyor. Uzmanlar, karbon yakalama gibi henüz tam güven vermeyen teknolojilere bel bağlamak yerine, temiz kaynaklara dayalı bir elektrifikasyon sürecini savunuyor. Bu doğrultuda, 2050 yılına kadar küresel enerji talebinin neredeyse üçte ikisinin elektrikle karşılanması planlanıyor.
Eğer bu dönüşüm yavaşlarsa, insanlık ya büyük bir çevre felaketini kabul etmek ya da faturası çok ağır olacak yapay karbon temizleme yöntemlerine mahkum kalmak gibi iki tehlikeli seçenekle karşı karşıya kalacak. Gezegenin dengesini korumak için temiz bir enerji devrimi artık bir tercihten ziyade zorunluluk niteliğinde…



