Avrupa Uzay Ajansı ESA tarafından uzaya gönderilen Euclid teleskobu, yönünü Samanyolu Galaksisi’nin merkezine çevirdi. Asıl görevi evrenin genişlemesini sağlayan karanlık enerjiyi araştırmak olan teleskop, bu kez galaksimizin kalbini görüntüledi.
Sadece 26 saat süren gözlemin ardından, merkeze ait bugüne kadarki en büyük ve en detaylı fotoğraf ortaya çıktı. Tam 60 milyon yıldızın yer aldığı bu devasa görsel, güneş sistemi dışındaki yeni gezegenlerin keşfi için araştırmacılara eşsiz bir veri tabanı sunuyor.
Euclid, çok uzak galaksileri inceleyebilecek güçlü bir optik donanıma sahip. Bu sayede Samanyolu’nun merkezindeki aşırı yoğun yıldız kümesinde bulunan her bir yıldızı tek tek ayırt edebiliyor. Diğer uzay teleskopları bu bölgedeki yoğun ve parlak ışık nedeniyle net bir görüntü elde edemezken, Euclid sahip olduğu netlikle bu engeli tamamen aşıyor. Astronomların bu bölgeye odaklanma nedeni ise “mikromercekleme” adı verilen nadir kozmik olayları yakalamak istemeleri. Uzmanlar, bu yöntemi kullanabilmek için yıldızların en yoğun olduğu alanların izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Kozmik merceklerle gezegen avı
Mikromercekleme, gök cisimlerinin kütle çekimiyle uzay zaman dokusunu bükmesi sonucu oluşur. Arka plandaki bir yıldızın ışığı, öndeki başka bir nesnenin yarattığı bu bükülmüş alandan geçerken doğrusal yolundan sapar. Işıktaki bu küçük sapmalar, bilim insanlarına öndeki görünmez ya da soluk gezegenleri tespit etme şansı veriyor.
Bu yöntemle gezegen bulabilmek için iki yıldızın tam olarak arka arkaya hizalanması gerekli. Eğer öndeki yıldızın yörüngesinde bir gezegen varsa, bu gezegen ışığın bükülme şekline küçük bir pürüz ekler. Yer teleskoplarıyla son yirmi yılda bu teknikle galaksi merkezinde yaklaşık 300 ötegezegen bulundu. Euclid’in tek bir günde çektiği bu yeni fotoğraf ise şimdiden bilinen 51 gezegen sistemini içeriyor.
Gelecekteki keşifler için zaman referansı sağlandı
Euclid’in 26 saatlik verisinde henüz yeni bir mikromercekleme olayı yer almıyor, çünkü bu tür hizalanmaları yakalamak için yaklaşık 20 günlük kesintisiz bir izleme süreci gerekli. Önümüzdeki yıllarda fırlatılacak Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, bu bölgeyi çok daha uzun süre izleyecek ve bulgularını Euclid’in referans fotoğrafıyla karşılaştıracak. Gök bilimciler, Roman teleskobunun gelecekte tespit edeceği hizalanmalardaki yıldızların ilk hallerini Euclid’in çoktan kaydettiğini söylüyor.
Bu durum, gelecekte gezegen bulan bir araştırmacının geçmişe dönük referans olarak Euclid verilerine bakabileceği anlamına geliyor. Yıldızların örtüşmeden önceki durumunu inceleyen uzmanlar, cisimlerin hareket hızlarını ölçerek gezegenlerin kütlelerini tam olarak hesaplayacak. Mikromercekleme yöntemi, diğer tekniklerin aksine yıldızından çok uzakta dönen, Uranüs ve Neptün benzeri soğuk buz devlerini bile görünür kılıyor.





