Dakikalarca düşünüp karar veremiyorsanız sebebi tahmin ettiğinizden farklı olabilir

Bir karar vermek için dakikalar harcayıp sonunda hiçbir seçim yapmadan vazgeçmek sanıldığından daha yaygın bir durum. Araştırmalar, bunun her zaman kararsız bir kişilikten kaynaklanmadığını gösteriyor. Bazı durumlarda karar vermeyi zorlaştıran şey seçenek azlığı değil, seçeneklerin fazlalığı olabiliyor. Uzmanlara göre alternatifler arttıkça karar süreci uzayabiliyor, hatta bazı kişiler seçim yapmayı kolaylaştırmak yerine ertelemeye başlayabiliyor.

ÇOK FAZLA SEÇENEK KARAR VERMEYİ ZORLAŞTIRABİLİYOR

Daha fazla alternatif sunulması genellikle avantaj olarak görülüyor. Ancak her yeni seçenek, değerlendirilmesi gereken yeni bir ihtimal anlamına geliyor. Beyin bir yandan seçenekleri karşılaştırırken diğer yandan olası sonuçları hesaplamaya çalışıyor. Bu durum karar sürecini uzatabildiği gibi zihinsel yükü de artırabiliyor.

Uzmanlar, seçenek sayısı belirli bir noktayı aştığında insanların karar vermeyi ertelemeye, seçenekler arasında gidip gelmeye veya seçim yapmaktan tamamen vazgeçmeye daha yatkın hale gelebildiğini belirtiyor. Psikolojide bu durum zaman zaman “seçim felci” olarak adlandırılıyor.

KARAR VERİLDİKTEN SONRA DA ŞÜPHE SÜREBİLİYOR

Seçenek fazlalığının etkisi karar verildikten sonra da devam edebiliyor. Çünkü insanlar yalnızca seçtikleri alternatifi değil, vazgeçtikleri seçenekleri de düşünmeye devam ediyor. Bu durum verilen kararın doğruluğunu sorgulamaya ve memnuniyet hissinin azalmasına yol açabiliyor.

Psikolog Barry Schwartz’ın ortaya koyduğu “Seçim Paradoksu” yaklaşımına göre seçenekler arttıkça beklentiler de yükseliyor. İnsanlar daha fazla alternatif arasından seçim yaptıklarında en iyi kararı verme baskısını daha yoğun hissedebiliyor. Bu da karar sonrasında “Acaba diğer seçenek daha mı iyiydi?” düşüncesinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabiliyor.

DAHA AZ SEÇENEK BAZEN DAHA FAZLA TERCİH EDİLİYOR

Seçenek fazlalığının etkisini gösteren en bilinen çalışmalardan biri market ortamında gerçekleştirilen reçel deneyi oldu. Araştırmacılar bir gruba 24 farklı reçel, diğer gruba ise 6 farklı reçel sundu. Daha fazla çeşidin bulunduğu stantlar daha çok kişinin ilgisini çekmesine rağmen satın alma oranlarının daha düşük olduğu görüldü.

Araştırmacılar bu sonucu, seçenek sayısı arttıkça karar vermenin zorlaşabilmesiyle açıklıyor. Çünkü insanlar yalnızca seçim yapmakla kalmıyor, aynı zamanda verdikleri kararın en doğru tercih olup olmadığını da değerlendirmeye çalışıyor. Bu nedenle bazen karar vermeyi zorlaştıran şey ne istediğimizi bilmemek değil, önümüzde gereğinden fazla seçenek bulunması olabiliyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi

Related Posts

Bayraktar: Teknoloji insana hizmet etmeli

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, “Bizim medeniyetimiz gönül medeniyetidir.

Savaşı bitirecek anlaşma İran’ı karıştırdı: Muhafazakar vekiller ayaklandı, halk sokaklara döküldü

ABD Başkan Donald Trump’ın, Tahran ile Washington yönetimleri arasında yarın mutabakat zaptı imzalanmasının planlandığını açıklaması İran’da tartışmalara neden oldu. İran Meclisi’nin muhafazakar isimleri mutabakat zaptında yer alan Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz şekilde kısıtlama olmadan açılacağı ve uranyumun seyreltilmesine dair maddelere tepki gösterirken, başkent Tahran’da sokağa dökülen yüzlerce kişi Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Arakçi’yi istifaya çağırdı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir