İnsanların ekosistem üzerindeki müdahalesi nedeniyle ortaya çıkan büyük felaketlerin en somut örneği…
Özbekistan ve Kazakistan arasında yer alan Aral gölü, 1960’lı yıllara kadar dünyanın en büyük dördüncü gölü olarak biliniyordu.
Ancak, Sovyetler Birliği döneminde uygulanan yanlış politikaların kurbanı oldu…
BÜYÜK BİR BÖLÜMÜ YOK OLDU
Ceyhun, Seyhun ve Zerevşan nehirlerinin havzalarının birleşmesiyle oluşan göl, Sovyetler Birliği döneminde, pamuk üretimini artırmak amacıyla gerçekleştirilen uygulamalar sonrası büyük bir küçülme sürecine girdi.
Gölü besleyen nehirlerin yönünün değiştirilmesiyle başlayan bu süreç, bir zamanlar dünyanın en büyük göllerinden biri olan Aral Gölü’nün yüzde 90’a yakın bir bölümünün yok olmasına neden oldu.

‘DÜNYANIN EN GENÇ ÇÖLÜ’ OLUŞTU
1980 yılından itibaren Kuzey (Kazakistan) ve Güney (Özbekistan) olarak bölünen gölde, 4 hektardan fazla alanın kurumasıyla “dünyanın en genç çölü” olarak nitelendirilen Aralkum Çölü oluştu.

MİLYONLARCA İNSANI ETKİLEDİ
Aral Gölü’nün kurumasıyla bölgede ortaya çıkan toprak erozyonu ve hava kirliliği insan sağlığını, yaşam koşullarını ve çevreyi olumsuz etkilerken yaklaşık 3 milyon nüfusun yaşadığı havzadaki çevre felaketi, halk arasında çeşitli hastalıkların yaygınlaşmasına ve bebek ölümlerinin artmasına da neden oldu.
EKONOMİK NEDENLERLE GÖÇ YAŞANDI
Gölün çekilmesiyle beraber bir zamanlar liman kenti olarak alınan birçok yerleşim yerinin kıyıdan onlarca kilometre uzakta kalması ve tarım arazilerinin büyük bir oranda tuzlanması nedeniyle, tarımcılık ve balıkçılık sektörleri büyük bir darbe aldı, daha iyi bir yaşam arayışına giren halkın bir kısmı diğer bölgelere göç etmeye başladı.

KUZEY’DEKİ SU SEVİYESİNDE KISMİ BİR ARTIŞ VAR
Kazakistan tarafından 2005 yılında inşa edilen Kokaral Barajı, Kuzey Aral Gölü’nde su seviyesinin yeniden yükselmesine yardımcı oldu.
Fakat Özbekistan kısmında kalan Güney Aral Gölü’nün büyük bir kısmı kurumuş durumda.
Öte yandan Kuzey Aral’daki su seviyesindeki artış devam ederken uzmanlar gölün hala kırılgan bir dengede olduğunu söylüyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi


