MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza yargılaması sisteminde binlerce kişiyi mağdur eden ve kanun yollarını tıkayan yapısal bir soruna dikkat çekerek çözüm önerisinde bulundu.
“5 YIL VE ALTINDAKİ HAPİS CEZALARINA KARŞI İSTİNAF BAŞVURULARI ESASTAN REDDEDİLDİĞİNDE TEMYİZ İMKANININ ORTADAN KALKIYOR”
Mevcut Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kuralları nedeniyle adil yargılanma hakkının zedelendiğini belirten Yıldız, Yargıtay ve istinaf mahkemeleri arasındaki senkronizasyon kopukluğunun giderilmesi gerektiğini vurguladı.
Yıldız, yürürlükteki mevzuata göre yerel mahkemelerin verdiği 5 yıl ve altındaki hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddedilmesi durumunda, dosyaların temyiz edilme imkanının ortadan kalktığını hatırlattı.
Bu yolla kesinleşen hükümlerin yarattığı hak kayıplarının, CMK 308/A maddesindeki itiraz müessesesi ya da kanun yararına bozma gibi olağanüstü adımlarla dahi telafi edilemediğinin altını çizdi.
AYM’NİN “İHLAL” KARARINA ATIF
Bu aksaklığın hukuki boyutunu desteklemek adına Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) içtihatlarına değinen Yıldız, AYM’nin 2020/39936 başvuru numaralı ilamını örnek gösterdi. Söz konusu kararda AYM’nin, birbiriyle doğrudan bağlantılı suç zincirinde bir dosyanın temyiz incelemesi sürerken diğer suçların istinafta kesinleştirilmesini, Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan “adil ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlali” olarak gördüğünü anımsattı.
“TÜM HÜKÜMLER NETLEŞENE KADAR KARARLAR KESİNLEŞTİRİLMEMELİ”
Yaşanan bu mağduriyet zincirinin önüne geçilmesi için somut bir formül sunan Feti Yıldız, sanık hakkında tesis edilen tüm hükümler tamamen netlik kazanana kadar istinaf aşamasındaki esastan ret kararlarının kesinleştirilmemesi gerektiğini ifade etti.
MHP’li Yıldız, Yargıtay kürsüsünde incelemesi devam eden dava ve konuların, istinaf mahkemelerindeki kesinleşme süreçleri yönünden mutlaka birer “bekletici mesele” (meselei müstehire) olarak ele alınması çağrısında bulundu.




