Osmangazi Belediyesi tarafından 2026 yılı boyunca sürdürülen “Orhan Kemal Yılı” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Ölümünün 56’ncı Yılında Orhan Kemal’in Aydınlığında” başlıklı söyleşi programı, edebiyat ve kültür dünyasını anlamlı bir buluşmada bir araya getirdi.
Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen programa, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, belediye meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. Türk edebiyatının unutulmaz kalemlerinden Orhan Kemal’in yaşamı, eserleri ve düşünce dünyasının ele alındığı programda; yazarın emek, adalet, insan onuru ve toplumsal dayanışma gibi evrensel temaları günümüz perspektifiyle değerlendirildi.
Gazeteci ve araştırmacı yazar Mazlum Vesek’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, yazar Ayşe Kulin, oyuncu-yazar Burak Tamdoğan ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Işık Öğütçü konuşmacı olarak yer aldı. Konuklar, Orhan Kemal’in Türk edebiyatındaki yerini, eserlerinin güncelliğini koruyan yönlerini ve toplumsal hafızadaki etkisini farklı yönleriyle masaya yatırdı.
“Babam Nazım Hikmet’e Büyük Bir Hayranlık Duyuyordu”
Osmangazi Belediyesi’ne yürekten teşekkür ederek sözlerine başlayan Orhan Kemal’in oğlu Işık Öğütçü, “Babamın Bursa macerası aslında 1938 yılında askere gitmesiyle başlıyor. O yıllarda Nazım Hikmet’i hiç tanımamasına rağmen şiirlerini okuyarak ona büyük bir hayranlık duyuyor. Askerlik yaptığı dönemde, özellikle hafta sonu çarşı izinlerinde arkadaşlarıyla birlikte kahvelerde ve lokantalarda Nazım Hikmet’in şiirlerini okuyor, dönemin siyasi gelişmeleri üzerine sohbetler yapıyorlar. Yanında taşıdığı çantasında da sürekli şiir kitapları ve çeşitli notlar bulunuyor. Ancak babam bütün bunları büyük bir heyecan ve samimiyetle yaparken farkında olmadan takip ediliyor. Bir gün kendisini askeri mahkemede hakimin karşısında buluyor. O dönemde yürürlükte bulunan 94’üncü madde kapsamında yargılanan babama, tüm bu gerekçelerle 5 yıl ağır hapis cezası veriliyor” diye konuştu.
Cezaevi yıllarının Orhan Kemal’in yazarlık serüveninde belirleyici bir döneme karşılık geldiğini dile getiren Öğütçü, Bursa Cezaevi’nde yaşanan bir tesadüfün Türk edebiyatının iki önemli ismini bir araya getirdiğini söyledi. Şiirlerini okuyup hayranlık duyduğu Nazım Hikmet ile aynı koğuşta kalmaya başlayan Orhan Kemal’in, bu süreçte yazarlık yolunda önemli bir ivme kazandığını kaydetti.
“İlk Kez Ayakları Yere Basan Bir Romanla Karşılaştım”
Orhan Kemal’in eserleriyle genç yaşta tanıştığını belirten Ayşe Kulin de, “Orhan Kemal’i ilk okuduğumda çok mutlu olmuştum. Çünkü o zamana kadar daha çok köşkleri, konakları, varlıklı insanların hayatlarını anlatan romanlar okuyorduk. İlk kez ayakları yere basan, gerçek insanların hikayelerini anlatan bir romanla karşılaşmıştım. Orhan Kemal’e yakınlık hissetmemin bir sebebi de dört çocuklu bir baba olmasıydı. Dört çocuğu büyütebilmek için elinden gelen her şeyi yapmış. Gazetecilik yapmış, tiyatro yazmış, roman yazmış, öykü yazmış. Ben de hayatım boyunca farklı türlerde kalem oynattım. Çünkü becerebildiğim en iyi şey buydu. Bu yüzden Orhan Kemal’e müthiş bir yakınlık hissettim” ifadelerini kullandı.
“Orhan Kemal’in Dili Çok Duru”
Orhan Kemal’in eserlerinde kendi çocukluğundan ve çevresinden izler bulduğunu söyleyen oyuncu-yazar Burak Tamdoğan ise, “Orhan Kemal’le çok erken tanıştım. Daha ortaokul çocuğuydum. Ondan önce de bir şekilde biliyordum ama okuduğumda kafam çok karışmıştı. Çünkü kitaplarında çok tanıdığım insanlar vardı. Ben gecekondu ortamında büyüdüm. Köyü de biliyordum, şehri de biliyordum ama ne tam köylü ne tam şehirliydik. Orhan Kemal’in anlattığı insanların çoğunu tanıyordum. İlk defa bir kitapta benim tanıdığım insanlar vardı. Bu beni çok şaşırtmıştı ve çok inandırıcı gelmişti. Orhan Kemal beni çok vurmuştu. Bana göre eski bir edebiyat olmasına rağmen dili çok duru. Dönemine dil önerisi vermiş bir yazardan bahsediyoruz. Bu çok sık rastlanan bir şey değil” açıklamalarında bulundu.
“Bursa Nazım Hikmet’le Orhan Kemal’le Güzel”
Söyleşi sonunda konuşan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, kitapların toplumun gelişimindeki önemine vurgu yaparak, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Bütün ortak sesimiz şu; Bursa, Nazım Hikmet’le güzel, Orhan Kemal’le güzel, kitapla daha güzel. Eğer imkanımız olsa Osmangazi Belediyesi olarak toprağa buğday yerine kitap ekebilsek, bunu da yapmak isteriz. Biz de elimizden geldiğince bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Mahallelerimize kütüphaneler kazandırıyor, kitapları vatandaşlarımızla buluşturmaya gayret ediyoruz. Herkesi kitaplara ulaştırmak bizim için en önemli sorumluluklardan biri. Var olun, Sağ olun.”
Konuşmaların ardından protokol üyeleri, etkinliğe katkı sunan konuşmacılara günün anısına teşekkür plaketi takdim etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı





