Türk televizyon dünyasının sevilen, başarılı ve enerjik yüzlerinden biri olan Ece İrtem’den gelen acı haber, sevenlerini ve sanat camiasını derin bir üzüntüye sevk etti. Kariyeri boyunca birçok başarılı projede yer alan ve son olarak ekranların reyting rekortmeni dizisi ‘Kızılcık Şerbeti’nde hayat verdiği Işıl karakteriyle geniş kitlelerin beğenisini kazanan 35 yaşındaki oyuncu, hayatının baharında aramızdan ayrıldı.
ACI HABERİ AVUKATI DUYURDU: İLK BELİRLEMELERE GÖRE KALP KRİZİ
Genç oyuncunun vefat haberi, magazin dünyasında adeta bir şok dalgası yarattı. İrtem’in vefatına ilişkin ilk resmi açıklama ise avukatı tarafından yapıldı. Olayın, oyuncunun evinde annesiyle birlikte bulunduğu sırada gerçekleştiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Müvekkilim Ece İrtem bugün saat 12:00 sıralarında vefat etmiştir. Olay kendi evinde annesi ile birlikte olduğu sırada gerçekleşmiştir. İlk belirlemelere göre kalp krizinden dolayı vefat ettiğini düşünmekteyiz. Soruşturma devam etmektedir. Kesin sonuç otopsi raporu ile açıklığa kavuşacaktır. Otopsi raporu açıklandığında kamuoyuna ayrıca bilgi verilecektir. Ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı dileklerimi sunuyorum.”
VEFATINDAN BİR AY ÖNCEKİ SÖZLERİ YÜREK BURKTU
Ece İrtem’in vefatının ardından en çok paylaşılan detay ise oyuncunun yalnızca bir ay önce katıldığı bir televizyon programındaki sözleri oldu. Ceyda Düvenci’nin sunduğu ‘Bambaşka Sohbetler’ programına konuk olan İrtem’in yaşam, ölüm, inanç ve kaygılar üzerine yaptığı samimi değerlendirmeler, bu acı vedanın ardından çok daha derin bir anlam kazandı.
Program sırasında Ceyda Düvenci’nin yönelttiği “Peki şimdi nereye?” sorusuna “Kısmet neyse oraya” yanıtını veren Ece İrtem, hayat felsefesini şu duygusal sözlerle özetlemişti:
“Ben biraz çok güveniyorum, her şeyi Allah’a emanet ediyorum yani. Bir kul olarak çok fazla şeyi kafaya takıyoruz. Kafaya taktığımız ve üzüldüğümüz her şey onu da incitiyor gibi geliyor bana. O bizi bir deneyime, şükretmeye ve sevgi için buraya gönderdi ya, ben de artık kendimi rahat bırakıyorum.”
“O SÜRECİ ÇİÇEKLERİ KOKLAYARAK GEÇİREBİLİRDİM”
Genç oyuncu, aynı programda kariyerine ve hayatın getirdiği zorluklara karşı geliştirdiği kabullenişi de şu sözlerle anlatmıştı:
“İş mi geldi? Nasıl olsa bir şekilde kendini belli edecek hangisini seçmem gerektiği. Ya da iş mi gelmedi? En güzeli gelecek, bu süreç bana bunu öğretti. Canımı sıkmaya değmedi çünkü iş geldi, ben sadece üzüldüğümle kaldım, canımı sıktığımla kaldım. O süreci daha böyle çiçekleri koklayarak, teyzemi belki iki defa fazla öperek geçirebilirdim.”





