Kuş gribi olarak bilinen H5N1 virüsü, dünya genelindeki yayılımını tamamlayarak kritik bir eşiği geride bıraktı. Bugüne kadar bu virüsten etkilenmeyen tek kıta olan Avustralya’da, göçmen kuşlarda yapılan testler pozitif sonuç verdi. Böylece patojen, yeryüzünün her köşesine ulaşmış oldu.
Uzmanlar bu gelişmeyi küresel bir uyarı olarak nitelerken, ABD’deki süt sığırları üzerinde yapılan yeni çalışmalar virüsün nasıl saklandığına dair ürkütücü detayları açığa çıkardı.
Avustralya Tarım, Balıkçılık ve Ormancılık Bakanlığı, ülkenin batısındaki Esperance bölgesinde bulunan izole bir milli parkta H5N1 virüsünün varlığını doğruladı. Göçmen bir kuş türü olan kahverengi skuada rastlanan bu virüs, diğer kıtalarda olduğu gibi Avustralya ekosistemi için de büyük bir risk taşıyor. Yetkililer, sadece kanatlı hayvanlarla kalmayıp memeli türlerine de hızla uyum sağlayan bu suşun, leşçil memeliler ve evcil hayvanlar için de ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Akciğer yerine farklı bir hedef
Virüsün izlediği yol, bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Pittsburgh Üniversitesi’nin araştırması, sığırlarda enfeksiyonun solunum yolları yerine doğrudan meme dokusunu hedef aldığını kanıtladı. İneklerin akciğerlerinde hiçbir hastalık belirtisi görülmezken, virüs meme dokusuna yerleşerek ağır bir iltihaplanmaya yol açtı. Pastörize edilmemiş sütlerin ciddi risk barındırdığı bu süreçte, virüsün hücrelere tutunmak için kullandığı şeker bazlı reseptörlerin yapısı da çözüldü. Bu keşif, gelecekteki olası salgınların hangi dokular üzerinden yayılacağını tahmin etmek adına kritik bir önem taşıyor.
İnsanlar arasında şu an için kalıcı bir bulaşma riski saptanmış değilı. Ancak sağlık otoriteleri, bu durumun rehavete yol açmaması gerektiği konusunda hemfikir. Dünya genelinde aşı çalışmaları hız kazanırken, ülkeler de kendi savunma hatlarını oluşturuyor. Avustralya’daki yetkililer, halkın ölü veya hasta yaban hayvanlarıyla temastan kaçınması gerektiğini vurguluyor. Erken uyarı sistemlerinin aktif tutulması ve şüpheli durumların hızlıca bildirilmesi, bu virüsle mücadelede elde bulunan en güçlü araçlar arasında.
