Doğa belgesellerinde ya da parklarda gördüğümüz sincaplar, zihnimizde genellikle ağaç dallarında koşturan sevimli canlılar olarak yer alır. Ama fındık, fıstık ve meşe palamudu kemiren bu otoburların geçmişi, aslında tahmin ettiğimizden çok daha farklı bir beslenme alışkanlığı barındırıyor.
Kanada’nın Yukon bölgesindeki donmuş topraklarda bulunan antik sincap dışkısı fosilleri, bu canlıların yüzbinlerce yıldır şaşırtıcı birer etobur gibi davrandığını gösterdi. Bilim dünyasında koprolit olarak adlandırılan bu fosiller, kemirgenlerin Pleistosen döneminde hayatta kalmak için sınırları zorladığını kanıtlıyor.
Fosilleşmiş kalıntılardan kaliteli DNA örnekleri çıkarmak normal şartlarda neredeyse imkansız. Fakat yer sincaplarının toprağın derinliklerine yuva yapma alışkanlığı, bu kalıntıların günümüze kadar bozulmadan korunmasına zemin hazırladı. Kanada’nın Klondike bölgesindeki altın madenlerinde yapılan kazılarda, tazyikli su jetlerinin donmuş toprak katmanlarını sökmesiyle bu antik yuvalar tesadüfen gün yüzüne çıktı. Yaşları 17 bin ile 700 bin yıl arasında değişen fosiller üzerinde yapılan antik DNA analizleri, geçmiş ekosisteme dair çarpıcı ipuçları sunuyor.
Kış uykusunun ardından gelen açlık
Yer sincapları, yılın yaklaşık sekiz ayını toprak altındaki yuvalarında derin bir uyuşukluk evresinde geçirir. Aylarca tek bir lokma bile yemeden hayatta kalan bu canlılar, bahar aylarında yeryüzüne çıktıklarında büyük bir açlıkla hareket etmeye başlar. Hayatta kalmak için yemek seçmeyi bırakan kemirgenler, önlerine çıkan her şeyi tüketir. Gelişmiş DNA analizleri, antik sincapların menüsünde sadece bitkilerin bulunmadığını gösterdi. Menüde yünlü mamutlar, bizonlar ve büyük yırtıcı kediler gibi dev canlıların kalıntıları yer alıyor.
Küçük bir yer sincabının devasa bir mamutu veya tarih öncesi bir aslanı avlaması biyolojik olarak imkansız. Bu yüzden kış uykusundan uyanan aç kemirgenler, çevrede buldukları hayvan leşlerini kemirerek birer çöpçü gibi beslendi. Kopenhag Üniversitesi’nden uzmanlar, bu canlıların geçmişteki beslenme stratejisini dönemin şartlarına bağlıyor. Fosillerin üzerindeki volkanik kül tabakalarını inceleyen araştırmacılar, en eski dışkıların 700 bin yıllık olduğunu belirledi. Bu veri netleşirse, dışkıdan elde edilen mamut DNA’sı yeryüzünün en eski genetik kayıtlarından biri olacak.
Aslında sincapların bu yönü tamamen geçmişte kalmış bir durum da değil. Günümüzde de yer sincaplarının otoyollarda ezilen hayvan leşlerini, hatta kendi türlerinin kalıntılarını yediği biliniyor. Kaliforniya’da kaydedilen bazı doğa görüntülerinde, sincapların küçük memelileri bizzat avladığı anlar bile kameralara yansımıştı.



