Suların içinden yükselen hayalet kasaba: St. Thomas’ın ürkütücü hikayesi

Hayalet kasaba dendiğinde akla ilk olarak terk edilmiş ahşap binalar ve rüzgarın savurduğu çöl çalıları gelir. Ancak Nevada’daki Lake Mead Ulusal Rekreasyon Alanı’nda bulunan St. Thomas kasabası, bu tanımı tamamen sıra dışı bir boyuta taşıyor. Hoover Barajı’nın inşasıyla sular altında kalan bu tarihi yerleşim, iklim krizi ve kuraklık nedeniyle on yıllar boyunca defalarca göl yüzeyine çıkıp yeniden derinliklere gömüldü.

Yarım asırdan fazla bir süre sular altında kaldıktan sonra 2000’li yılların başında tamamen gün yüzüne çıkan kasaba, bugün hem geçmişin izlerini sürmek isteyen tarih meraklıları hem de küresel kuraklığın boyutunu gözleriyle görmek isteyen turistler için büyüleyici bir açık hava müzesine dönüşmüş durumda.

Colorado Nehri’ni besleyen bu topraklar, sömürge döneminden binlerce yıl önce Pueblo ve Basketmaker kültürlerine ev sahipliği yapıyordu. Bölgenin geçmişi nehirlerin taşmasıyla yaşanan sel baskınlarıyla doluyken, 1865 yılında Mormon göçmenler buraya St. Thomas kasabasını kurdu. İlk başlarda yerleşimin Utah veya Arizona sınırlarında olduğu tahmin ediliyordu. Ancak yapılan resmi ölçümler kasabanın Nevada eyaletine ait olduğunu tescilledi. Ağır Nevada vergileriyle karşılaşmak istemeyen sakinler kasabayı hızla terk edince, geride sadece nehirde feribot işleten Daniel ve Ana Bonelli çifti kaldı.

1880’lerde verimli toprakların cazibesiyle yeniden göç alan kasabanın nüfusu kısa sürede 500’ü aştı. Salt Lake City ile Los Angeles arasındaki Arrowhead Yolu üzerinde stratejik bir durak haline gelen bu çöl kasabasında elektrik veya su tesisatı yoktu; fakat bir okul, kilise, gazoz dükkanı ve dönemin popüler icadı otomobiller için garajlar inşa edilmişti.

Kasabanın kaderi, 1928 yılında Başkan Calvin Coolidge’in Hoover Barajı projesini imzalamasıyla tamamen değişti. Devasa bir yapay göl oluşturulması için St. Thomas’ın haritadan silinmesi gerekiyordu. Evlerin boşaltılması istendi, ahşap yapılar söküldü ve kasaba mezarlığı yakındaki Overton bölgesine taşındı. 1935’te yükselen sular kasabayı yutmaya başladı. Evinin kapısına su dayanan son sakin Hugh Lord’un bir sandalla uzaklaşmasıyla St. Thomas, 1938 yılında gölün 18 metre altındaki sessizliğe gömüldü.

Kuraklığın simgesi haline gelen kalıntılar

Gölün altındaki bu kasaba, derinliklerde kalmayı hiçbir zaman tam olarak kabul etmedi. 20. yüzyıl boyunca yaşanan büyük kuraklık dönemlerinde St. Thomas geçici olarak defalarca yüzeye çıktı. Eski kasaba sakinleri yurtlarının 1945 ve 1962 yıllarındaki geri dönüşlerinde burada duygusal buluşmalar düzenledi. 1962’deki ortaya çıkışından sonra tam dokuz yıl boyunca suyun üzerinde kalan kasaba, 1972 ile 2002 yılları arasında yeniden tamamen battı. Ancak 2002 yılındaki son çekilmenin ardından bir daha hiç sulara gömülmedi.

Günümüzde St. Thomas, kalıcı olarak havayla ve rüzgarla yeniden buluşmuş durumda. Mead Gölü varlığını sürdürse de 2026 yılı itibarıyla göl yüzeyi tarihi bir düşük seviyede bulunuyor. Batı eyaletlerinin su arzını ve barajın hidroelektrik gücünü tehlikeye atan bu büyük kuraklık, madalyonun diğer yüzünde St. Thomas’ın dondurma salonlarının ve sarnıçlarının uzun vadeli olarak sergilenmesini sağlıyor.

Bugün ziyaretçiler hiçbir yere çıkmayan kerpiç merdivenler, aşınmış beton temeller ve boş sarnıçlar arasında özgürce yürüyebiliyor. En çok ilgi çeken yapılar ise okul binası ile su yüzeyine her zaman ilk çıkan ünlü dondurma dükkanı kalıntıları. Bölge şu anda Ulusal Park Servisi tarafından titizlikle korunuyor; bu da çölün parça parça geri kazandığı bu eski kasabaya ani bir su baskınının en azından habersiz bir şekilde gelmeyeceğini garanti ediyor.

Related Posts

Trump’tan Doha Görüşmesine İlişkin Açıklama

Trump, İran ile Doha’daki olası görüşmenin önemini belirsiz buldu ve petrol fiyatlarına dikkat çekti.

Özgür Özel: “Cemil Bey’le bir sorunumuz yok”

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile aralarında sorun olduğu iddialarını yalanlayarak, Tugay’ın parti kurunca kendilerine katılacağını söyledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir