Telefonunuzu yanlış tutuyorsunuz ve bunun faturası ağır olabilir

Telefon veya tablet kullanırken fark etmeden başı 45 derecelik açıyla öne eğmek, boyun ile omurgaya muazzam bir baskı uyguluyor. Tıp dünyasında “teknoloji boynu” adı verilen bu kronik rahatsızlık; omuzların öne çökmesine, şiddetli ağrılara ve zamanla kalıcı sertliklere yol açıyor.

Çözüm ise aslında cihazı göz hizasının aşağısında tutmak yerine, tam karşıda ve bir kol mesafesinde konumlandırmaktan geçiyor. Kolları bu şekilde havada tutmakta zorlananlar için kolların altına yastık koyarak destek almak akıllıca bir formül olabilir. Otururken baş, kalça ve omurganın düz bir hat üzerinde hizalanması binen tüm baskıyı sıfırlıyor. Cihazı sürekli elde taşımak istemeyenler ise yüksekliği ayarlanabilir masaüstü stantlardan ya da masaya kenetlenen esnek tutucu kollardan yardım alabiliyor. Unutmamak gerekli ki, dik oturmamak veya saatlerce hareketsiz kalmak insan vücuduna ciddi zararlar verebilir. Bu yüzden oturma ve duruş şekli en az ekran mesafesi kadar büyük bir öneme sahip.

Kol mesafesi kuralı neden bu kadar hayati?

Birçoğumuz ekranları gözümüze çok yakın ya da çok uzak tutarak büyük bir hata yapıyoruz. Amerikan Optometri Derneği, dijital cihazların yüzümüzden yaklaşık bir kol mesafesi, yani 35 ila 50 santimetre uzakta durmasını öneriyor. Fakat genel eğilim telefonları bu sınırın çok altında, yaklaşık 30 santimetreden izlemek yönünde. Teknoloji devleri de bu tehlikenin farkında olduğundan, örneğin Apple, ekranın yüze çok yaklaştığını tespit ettiğinde kullanıcıyı uyaran bir “Ekran Mesafesi” özelliğini sistemlerine dahil etti.

Uzun süre ekran başında kalmak, tıp dünyasında “dijital göz yorgunluğu” veya “bilgisayar görme sendromu” (CVS) olarak bilinen bir rahatsızlığı tetikliyor. Parlak ekranlara odaklandığımızda göz kırpma sayımızın yarı yarıya düşmesi ve göz kaslarımızın sürekli odağı değiştirmek zorunda kalması bu sendromun ana nedeni. Sonuç olarak pek çok insan gün sonunda bulanık görme, şiddetli baş ağrıları, gözlerde kızarıklık, kuruluk ve kronik bir yorgunluk hissiyle baş başa kalıyor.

Göz sağlığını korumak adına sadece ekran mesafesini ayarlamak ve odadaki ışığı dengelemek ne yazık ki tek başına yeterli değil. Monitörleri çok yüksek ya da çok alçak konumlandırmak boynumuzu sürekli germemize yol açıyor. İş yerindeki bilgisayarlardan evdeki televizyonlara ve cebimizdeki akıllı telefonlara kadar günün büyük bölümünü parlak ekranlara bakarak geçirdiğimiz bu dönemde, bedenimiz üzerinde tahmin ettiğimizden çok daha derin yaralar açıldığı kesin…

Related Posts

Menemen’de yangına hızlı müdahale

İzmir’in Menemen ilçesindeki Serbest Bölge mevkiinde çıkan ot yangını, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek sanayi alanına kadar ulaştı.

Geleceğin sanatçıları ayakta alkışlandı

Kocaeli Büyükşehir Çocuk Orkestrası ve Çocuk Korosu, Sanat Galerisi’ndeki konserde muhteşem uyumu ile kendine hayran bıraktı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir