Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), üç günde Türkiye’den ve dünyadan önemli isimleri ağırladı. Zirvenin kapanış konuşmasını yapan Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, Türkiye’nin eğitim teknolojileri konusundaki öncü rolünden bahsetti. Mustafa Canlı, konu hakkında şu ifadeleri kullandı:
“Bakanlık olarak uzun yıllardır eğitim teknolojileri, sektörün geliştirdiği teknolojiler ve uluslararası iş birlikleri üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Bu süreçte ülke olarak aslında çok iyi bir noktada olduğumuzu, geliştirdiğimiz çözümlerin uluslararası pazarlar için kaliteli ve pedagojik açıdan doğru çözümler olduğunu gördük. Bu noktadan sonra uluslararası fuarlara yalnızca ziyaretçi olarak katılmak değil, buradan ilham alarak Türkiye’yi eğitim teknolojileri alanında dünyanın önemli merkezlerinden biri haline getirmek için çalışmalarımıza başladık. Aslında üç yıl önce Eğitim Teknolojileri Ar-Ge ve Kalite Zirvesi gerçekleştirdik. Bunun yanında Eğitimde Yapay Zekâ Forumu düzenledik. Geçtiğimiz yıl ise Uluslararası Türk Eğitim Teknolojileri Zirvesi’ni güçlü bir marka haline getirmek için ilk adımlarımızı attık.
Zirveye katılan ziyaretçi sayısı her yıl artıyor
Geçen yılın ana teması yapay zekâydı. Eğitimde yapay zekânın bugünkü kadar yoğun tartışılmadığı bir dönemde; uluslararası katılımcılarımızla, sektör temsilcilerimizle, girişimcilerimizle, öğretmenlerimizle ve öğrencilerimizle eğitimde yapay zekânın yerini, dünyanın nereye gittiğini ve bu teknolojilerin doğru pedagojik ve psikolojik kullanım alanlarını birlikte değerlendirdik. Bu yıl ise farklı bir temayla yola çıktık.
Eğitim Teknolojileri Zirvesi’nde eğitim ile dünyanın geleceği arasındaki ilişkiyi ve teknolojinin bu dönüşümü nasıl destekleyebileceğini ele aldık.
Bu yılki zirvemiz geçen yıla göre yüzde 20 büyüdü. Geçen yıl yaklaşık 20 bin ziyaretçimiz vardı. Bu yıl ise 25 bin ziyaretçiyle zirvemizi tamamlıyoruz. Hedefimiz önümüzdeki yıl tarih ve takvim planlamasını daha erken yaparak, çok daha geniş katılımlı bir organizasyona ulaşmak.”
Uluslararası ölçekte söz sahibi
Fuar alanında 40’tan fazla paydaşla birlikte eğitim teknolojileri alanındaki yenilikleri ve teknolojileri sergilediklerini anlatan Mustafa Canlı, “Bu kapsamda okulların fiziki güvenliğinden sağlık uygulamalarına, yapay zekâ destekli bireysel öğrenme araçlarından içerik üretim süreçlerine, altyapı sistemlerinden eğitim destek araçlarına kadar birçok farklı alanda sektör paydaşlarımızla birlikte bu etkinliği gerçekleştirdik. Bugün teknolojinin eğitimdeki rolünün her geçen gün arttığını görüyoruz. Dünya, eğitim alanındaki birçok konuyu daha yoğun tartışıyor ve dönüşüm ihtiyacını daha fazla hissediyor. Yurt dışında mikro yeterlilikler, okul dışı öğrenme faaliyetlerinin örgün eğitime katkısı, hayat boyu öğrenme, bireylerin becerilerini sürekli geliştirmesi ve kariyerlerin sürekli değiştiği bir dünyada yeni beceri setleri kazanması gibi alanlarda eğitim teknolojileri çok daha yaygın kullanılıyor. Türkiye olarak Sayın Bakanımızın liderliğinde ve Bakanlığımızın öncülüğünde, eğitim teknolojileri ekosistemindeki paydaşlarımızla birlikte bu alanda uluslararası ölçekte söz sahibi olduğumuzu ifade ediyoruz” dedi.
Yetiştirilen bireyler gelecekteki krizlere karşı mücadele edecek
Zirve kapsamında düzenlenen Bakanlar Oturumu’na yaklaşık 20 ülkenin bakan temsilcilerinin katıldığı belirten Mustafa Canlı, sözlerine şöyle devam etti:
“Eğitimin geleceğini birlikte tartıştık. Dünyada bugün çok ciddi krizlerin yaşandığı bir dönemdeyiz. İklim krizi, savaşlar, şiddet olayları, demokrasi ve insan hakları ihlalleri dünyanın karşı karşıya olduğu önemli sorunlar arasında. Sayın Bakanımızın uluslararası toplantılarda vurguladığı önemli bir nokta var: Eğitim sistemlerimizden yetiştirdiğimiz bireyler, gelecekte bu krizlerle mücadele edecek. Peki biz gelecekte bu sorunların azalması, insan hakları ihlallerinin sona ermesi, savaşların ve çatışmaların önlenmesi için nasıl bireyler yetiştirmeliyiz? Eğitim sistemlerimiz sadece iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu becerilere odaklanmamalı. Aynı zamanda adalete, hukuka, demokrasiye, insan haklarına saygılı ve gelecekte barış inşa edebilecek nesiller yetiştirmeli.
Eğitim sistemleri bireylerin kendilerini bütünsel olarak geliştirmesi için yeni mekanizmalar oluşturmalı. Teknolojinin eğitimde kullanımının arttığı bir dönemde, eğitim teknolojilerinin de bu hedeflere nasıl katkı sağlayabileceğini tartışıyoruz. Yapay zekâ araçları geliştirirken yerel kültürlere, sosyal yapıya ve toplumsal ihtiyaçlara daha uyumlu çözümler nasıl oluşturabiliriz? Bunu ele alıyoruz.
Türkiye’nin deneyimlerini kendi ülkelerinde uygulamak istiyorlar
Uluslararası misafirlerimize Türkiye’deki örnekleri gösterdiğimizde, yapay zekâ uygulamalarımızı, dijital içeriklerimizi ve eğitim teknolojileri alanındaki çalışmalarımızı yakından inceleme fırsatı buluyorlar. Türkiye’nin bu alandaki deneyimlerini kendi ülkelerinde uygulamak istediklerini ifade ediyorlar.
Önümüzdeki dönemde bağlantı kurduğumuz ülkelerle daha yakın çalışmalar yapacağız ve Türk eğitim teknolojisi ürünlerinin uluslararası pazarlara açılması için destek olmaya devam edeceğiz.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı





